Muammer Narin’in Kaleminden-5

Sial

Paris – Sial 84 Uluslararası Fuarı

Aslında Sial’i anlatmak kolay değil, gidilmesi; görülmesi ve içinde yaşanması gerekir ki bu da herkes için imkânsız, kaç yıldır doyulmaz bir arzu ile proje çalışmasını yaptığımız Sial’de her ülkenin standı ayrı, ürün sunumu, ikramı ayrı bir zevkle yapılıyor. İnsanların ve ürünlerin çeşitliliği ilgi ile izleniyor, renk armoni içinde Sial’i incelerken, İngiltere “Londra”, Almanya “Anuga-Köln”, İtalya “Milano”, Hollanda “Utrecht”, İsveç ”Malmö”, gibi gıda fuarlarından başka yere koymak geldi içimden, her yönüyle gerçek fuar anlayışı ile organize oluyorlar. Sial’de her ülke ve firmalar ürünlerini tanıtmak ve beğendirmek için, farklı sunumlar, çeşitli yenilikleri geliştirilen teknolojiler ile degüstasyon yapıyorlar. Sial 84 ve önemli olduğunu duyurduğumuz fuarlara katılmanın faydalarını artık firmalarımızda anlamaya başladılar, çok sevindirici ve olumlu duygular, dünya pazarları ile sıkı işbirliğinin bir ve önemli yolu da fuarları araştırıp katılmaktır. Sial 84’ün sonunda ödül dağıtımı yapılacak duyumunu ve davetini aldık, şimdi sıra “stand proje düzenleme ve tatbikatı” ödülüne gelince fuar yetkilisi salona hitaben “Le turquie – Interior architects” fuar heyetindeki heyecanı ve beni tebriki anlatamam, açıklandı, “altın madalya” ile ödüllendirilmiştik. Sial 84 fuarında “stand projesi” dalında verilen ödül beni ayrıca çok memnun etmiştir, Sial 84 fuar idaresinden alınan mektupta, Türkiye’ye gelecek Sial’de şimdiden yerinin komfirme edildiği de bildirildi.
Sial
ULUSLARARASI FUARLARIN ÖNEMİ :
Bir ülkenin kalkınması için, kamu ve özel girişimcilerimiz sadece iç pazar ekonomisini düşünmemelidir. Sektörler ürettikleri ürünleri dış ülkelerde tanıtımını, sunumunu yapmak ve güven duygusunu aşılamak suretiyle ihracat yapmalıdır. İhracat yapacak girişimci kurumların öncelikli olarak ihracatçı elemanı yetiştirmeyi, üretilen ürünler hakkında geniş bilgiye sahip olmalarının dış pazar için önemli olduğu, AR-GE çalışmalarının devamlılık arzetmesi ile dış ülkelerdeki teknolojik gelişmeleri sıkı takip etmeleri, yabancı dil konusunda hassas olunması gereklidir.

Muammer Narin
Muammer NARİN
İçmimarlar Odası kurucularından
Oda’nın 2 No’lu üyesi

İhracat yapan, yapmayı planlayan girişimcilerimiz ürünlerinin yurt dışında tanıtımı ve sunumu için önemli basamaklardan birisi belki de en önemlisi, uluslararası genel veya ihtisas fuarlarına katılmalıdırlar. Bilindiği gibi devlet ötedenberi üretim yapan, ihracata dönüştüren firmalara fuarlara katılma fonu ile destek vermektedir. Fuarların yürütme işlerini yapan firmalarımız uluslararası fuarcılıkta çok iyi işler yapmaktadırlar. Bu kurumlara, dış temsilciliklerimize danışmak suretiyle firmalarımızın fuarlara iştirak etmeleri gereklidir. Bugün için yapılan inceleme sonucu, Türkiye’de iç ve dış fuarlara katılımda fuar sayısı beşyüze takındır, ülkemiz yaklaşık 190 ülkeye ihracat yapmaktadır. Ben İçmimar Muammer Narin, 1972 yılı başında Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, Dış Fuarlar Teknik Bürosunda çalışmaya başladım. Uluslararası katılınan fuar sayısı 12 idi, Y. İçmimar Benal Demirel mesai arkadaşımdı, gerekli olan bütün ön bilgileri Benal Hanım anlattı, projeler için malzemeler temin edildi. Uluslararası fuarlar o gün için genel ve ihtisas olmak üzere iki kısımda ele alınıyordu, uluslararası fuar katılımını sadece T.C Ticaret Bakanlığı yürütüyor firmaları supvance ederek katılımlarını teşvik ediyordu, ticaret odaları birliğine yardımcı oluyordu. Türkiye standı projesi tasarımı ve teknik şartnamesi tamamlanınca, fuarın yapılacağı ülkedeki ticaret müşavirine gidiyor, araştırma bitince ihale bir stand inşaatı yapan firmaya veriliyor, inşaatın başlaması, içmimar yerine gidince oluyor, proje ve teknik tasarlandığı gibi uygulanıp fuarın açılışı yapılıyor. 1981 yılına kadar devam etti, artan maliyetlerki, fuar sayısının, nakliye ve fuar m2 bedellerinin artması sonucuki bu arada stand inşaat fiyatlarını unutmayım. Proje bürosu olarak gerekli çalışmaları yaparak, modüler sistem metal konstrüksiyon stand proje elemanlarının en küçük detayına kadar hazırladık, dünya fuarlarında kullanılan” Octanorm, Syma, Universal gibi sistemlere yakın konstrüksiyonlar yapıldı, sistemin adıda “yonca yaprağı” oldu.

Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84 Paris - Sial 84

 

“Yonca Yaprağı” sisteminin bütün elemanları fuarlar atölyesine aynı anda 2500- 3000 m2 lik kapasitede stand inşaatı yapılır duruma gelmiş olduk. Yonca Yaprağı sistemini sevdik. Her grup malzeme için sağlam ve hafif ambalaj sandıkları yapıldı, zemine döşenecek son 50×50 cm kare tip halılar ile ışıklandırma sistemi temin edildi. Artık modüler sistem olan “Yonca Yaprağı”na hoşgeldin dedik ve projelere göre atölyede hazırlayıp ambalajlarını yapacak teknisyen elemanların temini, eğitilmesi ve fuar yerinde montaj-demontajlarının yapılmasına yardımcı eleman teminine. Teknisyen konusunda, Bakanlık teknik elemanları tamamı imtihanla ve diplomalı oldukları için tercih edildi, sıra geldi bu teknikerlere eğitim vermeye, Bakanlıktaki işlerin aksamamasını düşünerek “elektrik, marangoz, demirci, boyacı ve tesisatçı”gibi teknikerlere kısa zamanda uygulamalı eğitimlerini bitirip hazır hale geldiler. “Yonca Yaprağı” modüler sistemin içinde tüm geometrik unsurlar yer almak suretiyle tasarımı yapılmıştır. Ben projelerimde her fuar için ayrı geometrik formlar düşünürüm, malzemeyi içinde yoğurmak gereğine inanırım. Su sistemi benimsemekle a. Stand için yurt dışına döviz ödemiyoruz, b.Nakliye için ödenen ücret yarı yarıya inmiş oldu, c. Fuar sayısında artış olmuştur. 1984 sonunda Bakanlık-Sanayi Bakanlığı birleşince, ihracat genel müdürlüğü dış ticaret müsteşarlığına bağlandı, olumlu gelişmeler meydana geldi, günün şartları gereği stand malzemelerine ilave elemanlar yaptırdık. Emekliye ayrılana kadar devam ettim, zaten devlette fuar işletme işlerini yapmama kararı almış. Ben ihracat yapan, yapmaya karar veren tüm firmalarımıza yılmadan uluslararası fuarlara katılmalarını ve AR-GE çalışmalarına önem vermelerini, başarılarının devamlı olmasını diliyorum.

Sevgi ve Saygılarımla.
Devamı İçmimar dergisi’nin 51. sayısında.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.