Restoranın yüzeyinde suluboya etkisi sağlamak için sinterlenmiş neolitik beton kullanıldı

Restoranın yüzeyinde suluboya etkisi sağlamak için sinterlenmiş neolitik beton kullanıldı

Pritzker Ödülü kazanmış stüdyolardan biri olan RCR Arquitectes, elBulli’nin eski şef aşçısı olan Albert Adria’nın yeni restoranının duvarları ve içerdeki yüzeylerini renkli hale getirmek için neolitik sinterlenmiş bir kaya ile çalışmaktadır. Geçen yıl Barselona’da açılan Enigma’nın iç kısımlarının suluboya modelleri konusunda RCR Arquitectes Pau Llimona ile birlikte çalışmıştır. Bu seçkin restaurantın neredeyse bütün detayları sipariş üzerine işleme konulmuştur. Fakat, – geridönüşümlü bir materyal olarak İspanyol bir şirket olan TheSize Surfaces tarafından elde edilenneolit banyo ve tezgah gibi hassas yüzey ve duvarlarda kullanılmak üzere seçilmiştir. Proje iki A1 sayfasının suluboya ile boyanmasıyla başlamıştır. RCR’ın iddiası bu boyamayı diğer beton yüzeylerde de kullanımı mümkün bir hale getirmek ve derin yeşilden ve maviden solgun gri ve beyaza kadar bir renk gradyanı yaratmaktı. Sinterlenmiş betondakikil, silis, feldispat ve mineral oksitler gibi değişik sayıda doğal parçacıkların birbirine karıştırılması ile yaratılanrenklendirmeyi orijinaline sadık kalarak yeniden üretebilmek için Neolit tekniği son teknolojiyi kullanmak zorundaydı.

Ayrıca, işlem, sinterleme sırasında kolaylıkla elde edilemeyen yeşil ve mavi gibi renk özlerinden ötürü yeni renklendirici kaynakları da gerektirmektedir. TheSize içerisinde ürün tasarımcılardan biri olan Carlos Garcia’ya göre ‘’orijinal çizim tarafından ortaya konulmuş olan tanımın mahiyetini yitirmemek için denerken, orijinal tasarımın kendisini genişletmek zorunda kaldık. Her piksel neredeyse final yüzeyinin 1 mt2’sine eşit bir haldeydi.’’ Zeminin kendisi ise en büyük zorluğu çıkarmıştır. Alanın geniş ölçekli oluşu, ve zeminin kıvrımlı duvarları ve dar geçitlerinden ötürü oluşmuş olan başıbozuk yerleştirme planı sebebiyle her bir zemin paneli kendine mahsus bir halde durmaktadır.

Bu sebeple, zemin bir yapboz gibi top(ar)lanmak zorundaydı ve hassasiyet birinci derecede önemliydi. Alan, bulutumsu bir yapı şekline getirilmiş bir tavan, camlanmış ahşap yüzeyden oluşan bir yapı ve sandalye gibi bakıldığında oyulmuş buz bloklardan oluşturulmuş hissi veren çok sayıda olağandışı detaylarla doldurulmuştu. RCR Arquitectes Rafael Aranda, Carme Pigem ve Ramon Vilalta gibi isimler tarafından yönetilmektedir. Girona’daki Bell-Lloc Şaraphanesi ve Olot’taki Tossols-Basil Atletizm Parkuru projeleriyle bu üçlü bu yılın başlarında Pritzker Ödülü’nü kazanmışlardır. Bu üçlü Enigma’yı eriten, yok eden, hatta neredeyse bir labirente tekabül eden kaplayıcı bir alan olarak tanımlamışlardır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.